30 Aralık 2009 Çarşamba

seramik boyama


amigurumi


amigurumi denemelerim

mini süveter



ön parçanın yapımı


64 ilmek atıyoruz

10 sıra iki ters iki düz lastik

lastikten sonra ters 1 düz

bu öçlü 38 beden

lastikten sonra 19 cm örülür

yaka oyuğu için önce 10 ilmek kesilir

sonra 2+2+1+1 kesilir

yaka kesimiyle beraber koltuk altındanda

3+2+1 ilmek kesilir kol oyntusunu öreceğiniz kişinin bedenine

göre yaparsanız daha iyi olur

örgü boyu lastikten sonra

39 cm olunca bitirilir.

arka önle aynı ölçülerde

yapılır

lastikten 39 cm sonra bitirilir

omuzları kademeli keserseniz daha güzel oluyo



yakadan ilmek çıkarıp 33 sıra çift lastik örülür

kollardan ilmek çıkarılıp 6 sıra çift lastik örülür

17 Temmuz 2009 Cuma

DEĞERİNİ BİLMEK

DEĞERİNİ BİLMEK
Vaktiyle ergin bir meslek erbabı, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: 'Oğlum' der 'Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.'Çırak, elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve 'Şunu alır mısınız?' diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: 'Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın' der. Çırak teşekkür edip çıkar.Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gider: 'Buna ne verirsiniz?' diye sorar. Semerci şöyle bir bakar, 'Bu...' der 'benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.'Çırak en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. 'Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?' diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. 'Buna kaç lira istiyorsun?' Çırak sorar: 'Siz ne veriyorsunuz? ' 'Ne istiyorsan veririm.' Çırak, 'Hayır veremem.' diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:'Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.' Çırak 'emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini' anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.Meslek erbabının yanına dönen çırak büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. 'Bundan ne anladın?' diye sorar.Çırağının verdiği cevap çok doğrudur: 'Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.'